Bel Soğukluğu (Gonore)
En sık görülme yaşı 18-45 olup cinsel aktif kadınların hastalığıdır. Yaygın bir enfeksiyon olup hem dünyada hem de ülkemizde oldukça sık gör...
HPV (İnsan Papilloma Virüsü) son yıllarda hem aşı hem testi ile gündemde olan çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Özellikle “test yaptırmalı mıyım?”, “sonuç ne anlama geliyor?” sorularını beraberinde getirir.
HPV testi rahim ağzından alınan örnekte yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını araştıran bir tarama yöntemidir. HPV pozitifliği her bireyde kanser yapmaz. Hatta HPV pozitifliği her kadında hücresel değişikliğe yol açmayabilir. Amaç risk değerlendirmesi yapmaktır. Bu nedenle test sonucunun yorumu; yaş, daha önceki tarama sonuçları ve kişisel sağlık öyküsü gibi faktörlerle birlikte ele alınır.
HPV’nin çok yaygın bir virüs olması, pozitif sonucun her zaman ciddi bir tabloyu işaret etmediği gerçeğini de beraberinde getirir. Birçok kişide enfeksiyon bağışıklık sistemi tarafından temizlenebilir; önemli olan, sonuç pozitif ya da negatif olsun, uygun takip aralığı ve gerektiğinde ileri değerlendirme basamaklarının doğru planlanmasıdır. Bu sayede hem gereksiz kaygı ve işlemlerin önüne geçmek hem de gerçekten takip gerektiren durumları zamanında saptamak mümkün olur.
HPV testi (HPV-DNA testi), rahim ağzından alınan örnekte yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını araştıran bir tarama testidir. HPV çok yaygın bir virüstür; çoğu kişi yaşamının bir döneminde HPV ile karşılaşır ve bağışıklık sistemi çoğu enfeksiyonu zaman içinde temizleyebilir. Bu yüzden HPV testinin “pozitif” gelmesi her zaman ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez; daha çok, rahim ağzı hücrelerinde zamanla değişiklik riski açısından yakın izlem veya ek değerlendirme gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olur.
HPV testinin amacı “şu anda kanser var” demek değildir. Tarama mantığı, riskli tipleri saptayıp gerektiğinde smear (sitoloji) veya kolposkopi gibi yöntemlerle rahim ağzının daha yakından değerlendirilmesini sağlamaktır. Bu nedenle HPV testi, klinik karar sürecinde çoğu zaman diğer tarama sonuçları ve kişinin risk profiliyle birlikte yorumlanır.

Testin adında geçen “DNA” ifadesi, virüsün genetik materyalinin araştırıldığını anlatır. Bazı laboratuvarlar “yüksek riskli HPV” için genel pozitif/negatif sonuç verir; bazıları ise belirli tipleri (ör. 16/18 gibi) ayrıca raporlayabilir. Sonuçların nasıl yorumlanacağı; yaş, önceki tarama sonuçları, bağışıklık durumu ve klinik öykü gibi faktörlere göre değişebilir.
HPV testinin ne zaman yapılacağı ülkelere ve tarama programlarına göre değişebilir. Türkiye’de ulusal serviks kanseri tarama programında 30–65 yaş aralığındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi uygulanması esas alınır. Bu yaklaşım, “taramayı düzenli ve uygun aralıklarla yapmak” ilkesine dayanır; sık test yaptırmak her zaman daha iyi bir koruma sağlamaz, gereksiz endişe ve gereksiz ileri işlemlere yol açabilir.
Özel durumlarda tarama planı farklılaşabilir. Örneğin bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde, geçmişte yüksek dereceli hücresel değişiklik öyküsü olanlarda veya önceki taramalarda anormallik saptananlarda hekim daha yakın takip önerebilir. Bu gibi senaryolarda amaç, kişisel risk düzeyine göre uygun aralığı belirlemektir.
“Daha önce HPV aşısı oldum, yine de test gerekir mi?” sorusu da sık gelir. Aşı, HPV’nin bazı tiplerine karşı güçlü koruma sağlar; ancak tarama, rahim ağzı sağlığını izleme açısından yine de önem taşır (programlar bu nedenle aşılı kişilerde de taramayı sürdürür). Dünya genelindeki bazı kılavuzlarda HPV-DNA ile taramanın 5 yıl aralıklarla yapılabileceği belirtilir.
HPV testi genellikle jinekolojik muayene sırasında, rahim ağzından özel bir fırça ile örnek alınarak yapılır. İşlem birkaç dakika sürer. Örnek alma sırasında spekulum ile vajina duvarları nazikçe açılır; özellikle ilk muayenelerde rahatsız edici hissedilebilir ama çoğu kişide belirgin ağrı oluşturmaz. Hafif basınç, kısa süreli sızı veya sonrasında çok hafif kanlı lekelenme görülebilir.
Test mikrobiyoloji laboratuvarında incelenir. Sonuçların çıkış süresi laboratuvar yoğunluğuna ve yönteme göre değişebilir. Burada önemli olan, testin “uygun zamanda” alınmasıdır: adet döneminde yoğun kanama varken örnek alınmamalıdır. Test öncesi 24-48 saat cinsel ilişkiye girilmemeli, vajinal duş yapılmamalı, tampon ve vajinal fitil kullanılmamalıdır.
Bazı sistemlerde HPV testi smear ile aynı örnek üzerinden çalışılabilir (co-test yaklaşımı). Tek bir örnek alımıyla iki tarama yönteminin bir arada değerlendirilmesine imkân verir. CDC (Hastalık kontrol ve önleme merkezi), 30–65 yaş aralığında HPV testi tek başına, smear tek başına veya birlikte test seçeneklerinden söz eder; aralıklar yönteme göre değişebilir. Türkiye ulusal programında ise HPV-DNA testi 30–65 yaş için temel tarama yaklaşımı olarak yer alır.
Eğer kişi çok kaygılıysa, muayene öncesi gevşeme, nefes ve kasları sıkmama gibi basit yöntemler konforu artırabilir; yine de belirgin ağrı varsa bu durumu doktorunuzla mutlaka paylaşın. Size gevşeme egzersizleri ile yardımcı ve destek olacaktır.

HPV testinin pozitif çıkması “kanser oldum” demek değildir. Pozitiflik, rahim ağzında yüksek riskli HPV saptandığını ve hücre değişikliği riskinin izlenmesi gerektiğini gösterir. Bundan sonraki adımlar genellikle sonucun detayına (ör. belirli tiplerin varlığı), yaşa ve varsa smear sonucuna göre şekillenir.
HPV pozitifliğinde yaklaşım her hastada birbirinden farklıdır. Smear (sitoloji) yapılması, belirli yüksek riskli tiplerde ise erken kolposkopi tanıda önemlidir. Yaklaşım hastanın yaşı, ek hastalıkları ve mevcut enfeksiyonlarına göre planlanır. Kolposkopi, rahim ağzının büyütülerek incelenmesi ve gerekirse küçük biyopsiler alınması işlemidir; amaç, hücre değişikliği varsa derecesini netleştirmektir. Bazı durumlarda ise hemen ileri işleme geçmeden, belirli bir süre sonra HPV testinin tekrar edilmesi tercih edilebilir; çünkü HPV enfeksiyonlarının önemli bir kısmı zaman içinde temizlenebilir.
Pozitif sonuçla birlikte en önemli nokta “panik” değil, takip planını netleştirmektir. Düzenli izlem, gereksiz işlemleri azaltmaya da yardımcı olur. Ayrıca HPV pozitifliği; partner, ilişki veya “kimden geçti” tartışmasına indirgenmemelidir. HPV çok yaygın olduğu için kaynağı çoğu zaman belirlenemez; bu durum, klinik yönetim açısından da belirleyici değildir.
Eşlik eden şikâyetler (ör. anormal kanama, ilişki sonrası kanama gibi) varsa, taramadan bağımsız olarak ayrıca değerlendirme gerekebilir. Sonuçların yorumlanması bu nedenle her zaman “tek başına test” üzerinden değil, klinik tabloyla birlikte yapılır.
HPV testinin negatif olması, o anda test edilen yüksek riskli HPV tiplerinin saptanmadığı anlamına gelir. Bu, serviks kanseri gelişimi açısından riskin düşük olduğunu düşündürür ve tarama aralığının uzatılabilmesine imkân tanır. Türkiye ulusal tarama programında 30–65 yaş aralığında 5 yılda bir HPV-DNA testi planlanır. CDC de HPV testi ile taramada sonuç normalse bir sonraki taramanın bazı stratejilerde 5 yıl sonra olabileceğini belirtir.
Negatif sonuca rağmen “hiçbir zaman risk yok” gibi bir yorum doğru olmaz. Tarama, belirli aralıklarla yinelenen bir koruyucu sağlık yaklaşımıdır. Ayrıca tarama testleri, şikâyeti olan kişide tanısal değerlendirmeyi ikame etmez: Örneğin anormal kanama, ilişki sonrası kanama, açıklanamayan akıntı gibi yakınmalar varsa “HPV negatifim” diye değerlendirmeyi ertelememek gerekir.
Bazı kişilerde tarama aralığı daha farklı planlanabilir: bağışıklık baskılanması, önceki anormal sonuçlar veya özel tıbbi durumlar takip sıklığını değiştirebilir. WHO, HPV-DNA testini birincil tarama olarak kullanan programlarda genel popülasyonda 5–10 yıl aralıkların söz konusu olabileceğini belirtir.
HPV negatifliği, tarama açısından “rahatlatıcı” bir sonuçtur; ancak tarama düzeni ve rutin kontrollerin sürdürülmesi, uzun vadeli koruyucu yaklaşımın temel parçasıdır.
Smear (Pap testi/sitoloji), rahim ağzından alınan hücrelerin mikroskop altında değerlendirilmesiyle hücre değişikliklerini saptamaya çalışır. HPV testi ise hücrelere bakmak yerine, bu değişikliklerin önemli bir nedenini oluşturan yüksek riskli HPV varlığını araştırır. Yani biri “hücrede değişiklik var mı?”, diğeri “değişikliğe yol açabilecek virüs var mı?” sorusuna yaklaşır.
Bu iki test bazı durumlarda birlikte kullanılabilir (co-test). Birlikte test, aynı örnekleme sırasında iki farklı bilgi sağlayabilir: hem virüsün varlığı hem de hücresel etkinin olup olmadığı. CDC ve USPSTF, 30–65 yaş aralığında HPV testi tek başına, smear tek başına veya birlikte test seçeneklerini ve buna uygun tarama aralıklarını tanımlar. Türkiye’de ulusal tarama yaklaşımı ise 30–65 yaşta HPV-DNA testini temel tarama olarak konumlandırır.
Birlikte test her zaman “daha iyi” değildir; doğru kullanım, hedeflenen tarama stratejisine bağlıdır. Önemli olan, seçilen stratejinin düzenli uygulanması ve anormal sonuçlarda uygun izlem basamaklarının işletilmesidir.
Smear sonucu normal ama HPV pozitif gibi “karma” sonuçlar görülebilir; bu durumda yönetim, HPV tipine ve klinik risk değerlendirmesine göre değişebilir. Bu nedenle sonuçlar, tek cümleyle değil, bir takip planı çerçevesinde ele alınmalıdır.
HPV testi öncesinde örnek kalitesini etkileyebilecek bazı basit noktalar vardır. Testin adet döneminde yoğun kanama varken yapılması, hücre örneğini ve laboratuvar değerlendirmesini zorlaştırabilir; bu nedenle mümkünse kanamanın olmadığı bir zamanda planlanması tercih edilir. Ayrıca testten kısa süre önce vajinal duş, vajinal yıkama, fitil/kremler veya spermisit kullanımı, örnek alımını etkileyebilir. Bu ürünler kullanılıyorsa, randevu öncesi hekimin önerisine göre hareket etmek daha doğru olur.
Cinsel ilişki konusu da sık sorulur. İlişkiden hemen sonra örnek almak bazen vajinal ortamı ve örnek kalitesini etkileyebilir; bu nedenle randevu öncesi kısa bir süre ilişkiye ara verilmesi bazı merkezlerde önerilebilir. (Bu aralık, merkezin uygulamasına göre değişebilir.) Aynı şekilde vajinal tampon kullanımı, parfümlü ürünler ve yoğun vajinal hijyen uygulamaları da örnek alımını gereksiz zorlaştırabilir.
Düzenli ilaç kullanımı olanlarda (özellikle bağışıklık sistemini etkileyen hpv tedaviler gibi) tarama planı farklılaşabileceğinden, ilaç listesini muayeneye götürmek faydalı olur. Gebelik, doğum sonrası dönem veya jinekolojik girişimler sonrası tarama zamanlaması da kişiye özel planlanabilir.
En net yaklaşım: randevu öncesi kısa bir “hazırlık listesi” ile ilerlemek ve özel bir durum varsa bunu hekimle paylaşmaktır. Böylece hem örnek kalitesi artar hem de sonuçların yorumlanması daha sağlıklı yapılır.
HPV Hakkında Güncel Bilgiler nelerdir? Öğrenmek için tıklayın.
Rahim ağzından alınan örnekte yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını araştıran bir tarama testidir. Amaç, rahim ağzı hücrelerinde HPV etkisiyle gelişebilecek hücresel değişiklik riskini belirlemektir. Hayır. HPV pozitifliği, yüksek riskli HPV saptandığını gösterir; bu tek başına kanser tanısı değildir. Sonraki adımlar yaşa, HPV tipine ve gerekiyorsa smear sonucuna göre planlanır. Negatif sonuç, o anda test edilen yüksek riskli HPV tiplerinin saptanmadığını gösterir ve riskin düşük olduğunu düşündürür. Ancak tarama belirli aralıklarla sürer; ayrıca şikâyet (anormal kanama gibi) varsa değerlendirme taramadan bağımsız yapılır. Jinekolojik muayenede rahim ağzından fırça ile örnek alınır. İşlem kısa sürer. Çoğu kişide ağrı olmaz; kısa süreli rahatsızlık hissi veya hafif kanlı lekelenme görülebilir. HPV testi ile smear testi aynı değildir. HPV testi virüsün varlığını araştırır; smear (Pap test) rahim ağzı hücrelerinde değişiklik olup olmadığına bakar. Bazı durumlarda aynı örnekten birlikte değerlendirilebilir. Aşı bazı HPV tiplerine karşı güçlü koruma sağlar; ancak tarama programları genellikle devam eder. Tarama sıklığı ve yöntemi yaş ve risk durumuna göre belirlenir. Bazı merkezler örnek kalitesi için randevu öncesinde kısa süre ilişkiye ara verilmesini önerebilir. Net süre, uygulamaya göre değişebileceği için randevu aldığınız merkezin önerisine uymak en doğrusudur. Yoğun kanama varken örnek kalitesi etkilenebileceğinden genellikle kanamanın olmadığı günler tercih edilir. Zorunlu durumlarda karar hekim değerlendirmesiyle verilir. HPV çok yaygın olduğu için pozitiflik, kimin ne zaman taşıdığına dair net bir çıkarım sağlamaz. Klinik yönetimde esas olan “suçlama/kimden geçti” değil, uygun takip planıdır. Her pozitiflikte şart değildir. HPV tipine, yaşa ve ek testlere göre; bazen smear ile değerlendirme, bazen belirli aralıkla tekrar test, bazen kolposkopi planlanabilir. Karar kişiye göre verilir. HPV Testi Ne İçin Yapılır?
HPV Testi Pozitif Çıkarsa Kanser miyim?
HPV Testi Negatif Çıkarsa Tamamen Güvendeyim Demek mi?
HPV Testi Nasıl Yapılır, Ağrılı mıdır?
HPV Testi İle Smear Testi Aynı Şey midir?
HPV Aşısı Oldum, Yine de HPV Testi Gerekir mi?
HPV Testi Öncesi Cinsel İlişkiye Girilebilir mi?
Adetliyken HPV Testi Yapılır mı?
HPV Pozitifliği Eşimde/Partnerimde de Kesin Vardır Anlamına Gelir mi?
HPV Pozitif Çıkarsa Kolposkopi Şart mı?
En sık görülme yaşı 18-45 olup cinsel aktif kadınların hastalığıdır. Yaygın bir enfeksiyon olup hem dünyada hem de ülkemizde oldukça sık gör...
Labarotuvar ortamında birtakım işlemler sonrası hazırlanan semenin rahim içine verilmesidir. Çocuk isteği nedeni ile tedavi gören çiftlerde ...
Rahim ve yumurtalıklardan çıkan iyi huylu tümörler, laparoskopi ve histereskopi gibi yöntemler ile tedavi edilebilmekte. Kapalı yöntem ile i...