Adolesanlarda Jinekolojik Sorunlar

Özet

Adolesan dönem, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 10–20 yaş aralığını kapsayan, çocukluktan ergenliğe geçiş sürecidir. Bu dönemde meme gelişimi, kıllanma ve üreme organlarının olgunlaşması tamamlanır. Bireyin fiziksel ve psikolojik olarak en hassas dönemlerinden biridir. Puberte ile birlikte adet döngüsü başlar ve ilk yıllarda düzensizlikler sık görülür. Adet gecikmesi, aşırı kanama veya şiddetli ağrı gibi durumlar hormonal ya da yapısal sorunlara işaret edebilir. Vajinal enfeksiyonlar, yumurtalık kistleri ve nadiren travmalar da bu yaş grubunda görülebilir. Bu nedenle doğru bilgilendirme, düzenli jinekolojik takip ve erken değerlendirme büyük önem taşır.

Karşılaştırma Tablosu
Seçenek Özellikler Fiyatlandırma Artılar Eksiler
Adolesan Dönemde Adet Sorunları Ergenlik döneminde adet düzensizliği, uzun süre adet görememe, yoğun kanama, sık adet görme veya adet sancısı şeklinde ortaya çıkabilir. İlk yıllarda düzensizlikler sık görülse de bazı bulgular hormonal veya anatomik sorunlara işaret edebilir. Jinekolojik değerlendirme, hormon testleri, ultrasonografi, kanama-pıhtılaşma testleri ve tedavi planına göre değişebilir. Erken değerlendirme ile yoğun kanama, kansızlık, hormonal bozukluk, yumurtalık hastalıkları veya gelişim problemleri zamanında fark edilebilir. 21 günden sık, 45 günden uzun aralıklarla adet görme, 7 günden uzun yoğun kanama veya 16 yaşına kadar adet görememe durumları ihmal edilmemelidir.
Adolesan Dönemde Vajinal Enfeksiyonlar Vajinal akıntı, kaşıntı, kötü koku, kızarıklık, idrar yaparken yanma ve hassasiyet gibi belirtilerle görülebilir. Mantar, parazit veya bakterilere bağlı gelişebilir; hijyen alışkanlıkları, antibiyotik kullanımı, dar kıyafetler ve diyabet riski artırabilir. Muayene, akıntı değerlendirmesi, laboratuvar testleri, kullanılacak ilaçlar ve enfeksiyonun tekrarlama durumuna göre farklılık gösterebilir. Fizyolojik akıntı ile enfeksiyon kaynaklı akıntı ayırt edilerek doğru tedavi planlanabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda altta yatan nedenler araştırılabilir. Her akıntı enfeksiyon değildir. Ancak kötü kokulu, kaşıntılı, sarı-yeşil, süt kesiği görünümünde veya yanma eşlik eden akıntılar değerlendirilmelidir.

İçerik Başlıkları

Adolesan çocukluktan ergenlik dönemine geçiş sürecidir.Dünya sağlık örgütü adolesan döneminin 10 yaştan başlayıp 20 yaşına kadar devam ettiğini ifade etmiştir. Bu süreç bittiğinde vücut şekli, kadına has yağ dağılımı, meme gelişimi, üreme organları, genital ve koltuk altı kıllanması tamamlanmış olur.Bu dönem bireyin yaşamındaki en hassas en kırılgan dönem olup, bedenindeki değişiklikleri ve sorunları çözmeye yönelik yaklaşımları gerektirir.

Pubertanın başlaması; meme gelişimi, koltuk altı ve genital bölgede kıllanma artışı ile başlar. Çocuk her zaman doğruları iyi ve ayrıntılı bir dille anlatılmasını ister. Onun sorularına yanıt vermemek durumunda çocuğunuzun yanlış kaynaklardan öğreneceği cevapları olacaktır.

Obstetrik ve jinekoloji derneği adolesan dönemde çocuklara anatomik yapı, üreme sağlığı, doğum kontrol yöntemleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilgilendirme yapılmasını ve mutlaka hekim kontrolünden geçirilmesini önermektedir. Kontrol sıklığı genellikle puberta döneminin başlangıcında, adelosan dönemin ortasında ve sonunda olmalıdır. Bu kontroller çocuğun jinekolojik sorunlarında çözüm getirir.

Puberta Döneminde Yaşanılan Gelişim Bozuklukları

Adolesanların en sık yaşadığı sorun adet sancıları , adet düzensizlikleri, vajinal akıntılar, yumurtalık kistleri ve önemli bir sorun olan cinsel travmalardır.

Adet düzeni: bu dönemde çocukların %60-80 inde düzensiz siklüsler olabilir. Genellikle 2-4 yıl devam eder. Birinci yıl genellikle 20-50 gün aralıklarla adet görebilen kız çocukları, 3. Yılın sonunda düzenli adet görmeye başlarlar. Yaklaşık 5 yıl sonra ise düzenli olan adetler döngüsüne yumurtlamada eşlik eder. Ancak adet döngüsünde normalden farklı vajinal kanama, yoğun kanama, uzun süre adet görememe, karın şişliği, karın ağrısı, halsizlik, kilo kaybı gibi şikayetle rhormonal bir bozukluk, yumurtalıkta bir hastalık, nadir olsada istismara bağlı gebelik olabilir.

Çocuğunun 21 günden daha sık aralıklarla, 7 günden uzun ve yoğun miktarda kanaması oluyorsa veya 45 günden uzun aralıklarla adet görüyorsa mutlaka adelosan jinekolog kontrolünden geçmelidir.

Adet görememe: 16 yaşına gelmiş meme gelişimi, genital ve koltuk altı kıllanması gerçekleşmiş çocuğunuzda adet göremiyorsa yada 14 yaşına gelmesine rağmen hiçbir gelişim (meme gelişimi, kıllanma) göstermemiş ise altta yatan önemli bir sorun olabilir. Hormonal nedenler yanında anatomik sorunlarda bu duruma yol açabilir.

Adet sancısı: Adet başladıktan 2-3 yıl sonra daha sık rastlanır. Çünkü adet sancısı yumurtlamanın olduğu adet döngülerinde olur. Genellikle alt karın bölgesinde, bulantı kusmanın da eşlik ettiği ve kişiye oldukça huzursuz eden bazen acil olarak hastaneye başvurmasına neden olan bir ağrıdır. Bu ağrıyı yaşayan kız çocukları genellikle adet döneminde okula gitmek istemez ve okul başarılarını negatif yönde etkilemiş olur. Öncelikle ağrının nedeni araştırılmalı, karın içi patoloji olmadığından emin olunmalı ardından sıcak uygulama, ağrı kesici preparatlar ile ağrı kontrol altına alınmaya çalışılır. Sık tekrarlayan, bireyin yaşam kalitesini azaltan durumlarda ise etkili ilaç tedavilerine geçmede fayda var.

Vajinal infeksiyon: Normalde her kadında fizyolojik bir akıntı mevcuttur. Fizyolojik akıntı ile enfeksiyon nedeni ile olan akıntı arasında belirgin fark vardır.Bu akıntı beyaz, berrak, şeffaf bir akıntı olup kaşıntı ve kötü koku yapmaz. 

adolesan

Ama yumurtlama döneminde akıntı yoğunlaşabilir ki bu durumda normaldır. Normal olmayan vajinal akıntıda kızarıklık, kötü koku, kaşıntı, idrar yaparken yanma, sızlama gibi şikayetler olabilir. Çoğunlukla enfeksiyonlara bağlı olan bu durum, bazen yabancı cisim, bazen bozuk hijenik şartlara bağlı olabilir. Ayrıca kullanılan deodarantlar, çamaşır deterjanları, hijyenik pedler, vajinal duş, diyabetde bu enfeksiyonlara yatkınlık oluşturur. Vajinal enfeksiyonlar bazen mantar bazen parazit bazende bakteriler nedeniyle olabilir.

Kandidiazis (vajinal mantar): Sık rastlanan mantar enfeksiyonunun önemli bir özelliği de tekrarlamasıdır. Doğum kontrol ilaçları, sentetik çamaşır, dar pantolon, günlük ped, antibiyotik kullanımı, kilo , diyabet, kötü hijyen riski artırır. Kaşıntı, kızarıklık, yanma, süt kesiği şeklinde akıntı ve idrarla ilgili sorunlar oluşturabilir. Tedavisi kolay olup, kronik mantar enfeksiyonların da daha uzun bir tedavi yapılır.

Trichomonas enfeksiyonu: Cinsel yolla bulaşan hastalık olup sık olarak rastlanmaktadır. Parazit ile karşılaştıktan yaklaşık 4-10 gün sonra bol , sarı-yeşil kötü kokulu akıntı mevcuttur. Enfeksiyon tespiti ve sonrasında uygun vajinal veya ağızdan ilaç tedavisi verilir. Partner varsa onunda tedavisi önerilir.

Yumurtalık Kistleri/Tümörleri

Adolesanlar da çok sık görülmemekle beraber, var olan yumurtalık kistlerinin çoğu bu yaş grubunda iyi huyludur. Klinik olarak hastada ağrı, vajinal kanama, adet düzensizliği, karın şişliği, idrar kesesine baskıya bağlı sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma gibi şikayetler olabilir. Çoğunlukla iyi huylu olan bu kitlelerin takibinde mutlaka dikkatli bir fizik muayene, ultrasanografi, gerekirse ileri görüntüleme yöntemleri, ve labarotuvar tahlilleri istenir. Az oranda gözüken kötü huylu yumurtalık tümörlerini tespit etmek çok önemlidir. Yani karın ağrısı, düzensiz adet gören, karın şişliği olan adolesanlar mutlaka kadın doğum hekimleri tarafından değerlendirilmelidir.

Yasal Uyarı: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi veya kişisel tıbbi değerlendirme yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili kararlar için mutlaka hekiminize danışınız.
Op. Dr. Aslı Alay
Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı

Vajinismus • Kürtaj • Fonksiyonel Tıp • Menopoz • Genital Estetik • Longevity

Bunları da inceleyebilirsiniz
hpv-testi

HPV Testi

HPV (İnsan Papilloma Virüsü) son yıllarda hem aşı hem testi ile gündemde olan çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Özellikle “test ...

vajinal-enfeksiyon-nedir

Vajinal Enfeksiyon Nedir?

Vajinal enfeksiyon, vajinanın doğal dengesinin bozulmasıyla birlikte kaşıntı, yanma, akıntı ve koku gibi şikayetlerin ortaya çıkabildiği bir...