Vajinismusun Gerçek Hikâyeleri
Başarı öğretisiyle yetişenler, hastaları sıhhatlerine kavuşunca mutlu olurlar. Son 10 yılda kliniğimde sıkça tedavisini üstlendiğim vaj...
Vajinismus, 10 kadından birinin yaşadığı cinsel fonksiyon bozukluğudur. Ancak bu sorunu yaşayan kadınların çoğu tedavi arayışında olmaz, tedavi olabileceğine inanmaz.
En sık tarif edilen tablo ve kadının şikayeti;
Bu döngü zamanla hem bedensel hem duygusal olarak kadını yorar; kişi kendini suçlayabilir, partneriyle iletişim sorunu yaşayabilir. Sorunu erteler ve sorun ertelendikçe daha da büyür. Oysa vajinismus, doğru değerlendirme ve kişiye uygun bir planla tedavisi %100 olan bir cinsel fonksiyon bozukluğudur.
“Vajinismus nasıl geçer?” sorusunun tek bir sihirli cevabı yoktur; çünkü vajinismus her kadında aynı nedenle başlamaz ve aynı şekilde ilerlemez. Yanlış öğretiler, kirlenme korkusu, bakirelik kaybının endişesi, ağrı duyma korkusu, cinselliği kendi bedenine saldırı olarak görmesi vajinismus nedeni olabilir. Pelvik taban kasları vajinismuslu kadınlarda çoğunlukla gergindir. Ek olarak vajinal kuruluk ya da enfeksiyon gibi eşlik eden durumlar tabloyu ağırlaştırabilir. Kadın hastalıkları hekimi hem olası fiziksel tetikleyicileri değerlendirmek hem de süreci adım adım planlamak açısından önemli bir başlangıç noktasıdır.
Vajinismusta yapılan bazı hatalar, sorunu “dahada zor” hale getirebilir. En sık hata, ağrı oluştuğu halde denemeye devam etmektir. Ağrı, beyne “tehlike var” sinyali gönderir; bu da pelvik taban kaslarının daha fazla kasılmasına neden olabilir. Kadın her birleşme deneme girişimde, istemsiz kasılma, bacakların kapanması, korku ve panik yaşar. Bu durum öğrenilmiş çaresizliktir.
İkinci yaygın hata, kendiliğinden zaman içinde geçer düşüncesidir. Vajinismusta çare zaman değildir. Tedavi ve yardım almak önemlidir.
Üçüncü yanlış “Yalnızca egzersiz” veya “sadece psikolojik destek” gibi tek yönlü tedavi yaklaşımıdır. Vajinismus tedavisi nedene yönelik olmalıdır. Bütüncül yaklaşım esastır.

Psikolojik destek, pelvik taban egzersizleri, çift terapisi ve cinsel eğitimi içermelidir. Neden mutlaka araştırılmalıdır. Bazı kadınlarda vajinal kuruluk, enfeksiyon, vulvada hassasiyet, anatomik sorunlar gibi fiziksel sorunlar da kasılmayı tetikleyebilir. Bu nedenle vajinismus tanısı öncesinde mutlaka ayrıntılı jinekolojik muayene gereklidir.
Dördüncü hata, “sakinleştirici ilaçlardan” veya alkolden şifa alacağını düşünmektir. Bu yaklaşımlar kısa süreli rahatlık hissi verse de altta yatan mekanizmayı çözmez. Son olarak, partnerin süreçten tamamen dışlanması ve çiftler arasında suçlayıcı bir dilin kullanılması da tedaviyi zorlaştırır.
Evde yapılabilecek adımlar, “tedavinin tamamı” değil; çoğu zaman süreci destekleyen küçük basamaklardır. İlk basamak, günlük hayatta pelvik bölgeyi gerilime sokan alışkanlıkları fark etmektir: tuvalette ıkınma, gün boyu karın kaslarını sıkma, stresliyken nefesi tutma gibi durumlar pelvik tabanı istemsiz gerginleştirebilir. İkinci basamak, nefesle gevşemeyi öğrenmektir: yavaş yavaş nefes verirken karın ve kalça çevresindeki kasları “bırakma” çalışması, kas tonusunu azaltabilir. Üçüncü basamak, konforu artırmaktır; pamuklu iç çamaşırı, tahriş eden ped/parfümlü ürünlerden kaçınma, gerekirse hekim önerisiyle uygun kayganlaştırıcı kullanımı gibi. Dördüncü basamak, bedeni tanımaktır: ayna ile dış genital bölgeyi sakince incelemek, yabancılık hissini azaltabilir. Beşinci basamak ise “sınır çalışmasıdır”: kişi kendi kontrolünde, rahatsızlık oluşmadan kısa süreli temasla başlayıp toleransı artırabilir. Burada amaç, “rahatsızlık oluşmadan temas edebilmektir.’’ Kadın önce kendi bedenine dokunmalı, ardından partneri ile dokunma çalışmaları yapmalıdır.
Yanma, kaşıntı, koku, anormal akıntı gibi şikâyetler varsa evde denemeler yerine önce hekimin değerlendirmesi uygun olur; çünkü bu şikâyetler enfeksiyon belirtisi olabilir.
Dokunma korkusu çoğu zaman “acıyacak” beklentisiyle başlar ve beden buna kasılmayla yanıt verir. Korkuyu azaltmanın en etkili yolu, beyne yeni bir deneyim öğretmektir: “dokunma = tehlike” eşleşmesini, “dokunma = kontrol bende ve güvenli” eşleşmesine çevirmek. Küçük adımlarla başlayan tedavide; önce sadece düşünme/konuşma, sonra dış bölgeye alışma, ardından kısa ve kontrollü temas. İlerleme, kişinin kendini güvende hissettiği noktada kalmalıdır; ani ilerlemek korkuyu yeniden büyütebilir. Korkuyu artıran bir diğer faktör, bilgi eksikliğidir. Anatomiye dair yanlış inançlar (“benim vajinam çok dar, bende bir sorun var”) kaygıyı besler. Kadın hastalıkları hekimi muayenesi, “normal anatomiyi” anlatıp gereksiz endişeyi azaltabilir. Bazı kişilerde travma öyküsü, yoğun kaygı veya ilişki dinamiği dokunma korkusunu güçlendirebilir; bu durumda psikolojik destek, tedaviye eklenebilecek bir seçenek olarak değerlendirilir. Dokunma korkusunun azalması, çoğu zaman küçük olumlu deneyimlerle olur.
Partner desteği, vajinismusu “partner sorunu” yapmak için değil; sürecin stresini azaltmak için önemlidir. En çok zorlayan durum, iyi niyetli olsa bile “hadi dene, yaparsın” tarzı baskıdır. Baskı, kaygıyı artırır ve kasılmayı tetikler. Destekleyici tutum ise güven hissini güçlendirir: acele etmemek, kişinin sınırlarına saygı duymak, ilişkiyi sadece penetrasyona(birleşmeye) indirgememek, yakınlığı farklı yollarla sürdürebilmek. Ayrıca iletişim dili belirleyicidir: “neden olmuyor?” yerine “hangi adımda daha rahatsın?” demek, kontrol hissini artırır. Bazı çiftlerde süreç uzadıkça suçlama, uzaklaşma veya yanlış anlaşılma oluşabilir; bu durumda çift danışmanlığı/cinsel terapi desteği verilmelidir. Kadın hastalıkları hekimi açısından partnerin rolü, evdeki uygulamaları “yönetmek” değil, süreci güvenli ve sakin tutmaktır. Böylece tedavide hedeflenen basamaklar emin adımlarla çıkılır.

Muayene korkusu, vajinismuslu kadınların yaşadığı genel bir sorundur. Bu korku olduğunda süreç, “ilk görüşme = hemen muayene” şeklinde ilerlemek zorunda değildir. İlk randevuda çoğu zaman öykü alınır, şikâyetler konuşulur, kişinin hedefi netleştirilir ve muayenenin nasıl yapılacağı anlatılır. Bu bilgilendirme bile kaygıyı azaltır. Muayene gerekirse basamaklı yapılabilir: önce sadece dış genital bölge değerlendirmesi, sonra kişinin izin verdiği ölçüde ilerlemek uygun olur. Bazı durumlarda muayene yerine önce eğitim ve hazırlık önerileriyle başlanır; amaç kişinin “kontrol bende” hissini kaybetmemesidir. Muayenenin planlanması aynı zamanda fiziksel sorunları ayırt etmeyi sağlar. Vajinal kuruluk, vajinal enfeksiyon, vulvar dermatit gibi durumlar varsa, önce bunların yönetilmesi gerekebilir. Muayenenin asıl amacının bir tedavi planı hazırlamak olduğunu kadına anlatmak gerekir.
Pelvik taban kasları, bazen farkında olmadan gün boyu gergin tutulabilir. Vajinismusta sorun çoğu kez “zayıf” değil, “yüksek tonus” yani kasın gevşemekte zorlanmasıdır. Bu nedenle ilk hedef Kegel yapmak değil, kasın gevşeyebilmesini öğretmektir. Kaslar, nefes ve sinir sistemiyle yakından ilişkilidir: stres arttığında nefes yüzeyselleşir, karın–kalça kasları sıkılır, pelvik taban da buna eşlik eder. Pelvik taban çalışmaları bu zinciri tersine çevirmeye odaklanır. Önce kası tanıma (sıkma–bırakma farkındalığı), sonra nefesle gevşeme, sonra kontrollü temas basamaklarını oluşturur. . Pelvik taban fizyoterapisi ile kasların tonusu değerlendirilebilir ve kişiye özel egzersiz planı yapılabilir. Pelvik tabanı “gevşetmeyi öğrenmek”, vajinismusun mekanik kısmında kilit basamaktır.
Vajinismusun tekrarlaması, çoğu zaman ağrılı cinsel ilişki veya ilişkiye girmede zorluk ile kendini gösterir. Stres dönemlerinde geçici bir kasılma eğilimi ile karşılaşılabilir. Vajinismusun tekrarını önlemede en önemli nokta, rahatlama sağlandıktan sonra da bazı alışkanlıkları edinmek ve bedeni kontrol etmeyi öğrenmekten geçer. Nefesle gevşeme pratikleri, pelvik taban farkındalığı ve acele etmeyen bir cinsellik yaklaşımı doğru olandır. Bazı fiziksel sorunlarda vajinismusun tekrarını tetikleyebilir. Menopozdaki vajinal kuruluk, tekrarlayan enfeksiyonlar, doğum sonrası hassasiyet vajinismusun tekrarlamasına neden olabilir. Fiziksel problemlerde “yeniden zorlamak” yerine önce rahatsızlığı artıran nedeni ele almak daha doğru olur. Ayrıca çift ilişkisindeki stres, iletişim sorunları ve performans baskısı da vajinismusun tekrarlama riskini artırabilir. Bu yüzden çiftlerin yakınlığı ve iletişimi ve stres kontrolü önemlidir. Uzun sürerse veya günlük yaşamı etkilerse profesyonel destek alınmalıdır.
Süre kişiye göre değişir. Şikâyetin ne kadar zamandır olduğu, kaygı düzeyi, pelvik taban kaslarının gerginliği, düzenli çalışma ve partner desteği gibi faktörler süreyi etkiler. Vajinismus doğru tedavi, bilimsel yaklaşımla %100 tedavisi olan cinsel fonksiyon bozukluğudur. Hedef; kadının öz güvenini kazandırmak, ağrı ve korku kontrolünü sağlamak, kasılmayı engellemek, partner ile iletişimi kuvvetlendirmek ve sonunda cinsel ilişkiyi tamamlamak olmalıdır. Bu süreçte bazı hastalarda pelvik taban fizyoterapisinden ve hipnoterapiden de yararlanılabilir. Bazı kadınlarda psikolojik destek çok yararlı olabilir; ancak vajinismus sadece psikolojiye indirgenmez. Pelvik taban kasları ve olası fiziksel tetikleyiciler de değerlendirilmelidir; çoğu zaman ekip yaklaşımı daha etkili olur Bazı kişiler muayeneden çok korktuğu için erteleyebilir. İlk görüşme muayenesiz, sadece kadının ve çiftin dinlenmesi, şikayetlerin öğrenilmesi ve tedavinin planlanması ile başlayabilir. Jinekolojik muayene gerektiğinde kadının ruhsal durumunun hazır olduğu zamana planlanabilir Baskı kurmamak, kadını suçlamamak, acele ettirmemek ve “penetrasyon (birleşme) odaklı” yaklaşımı azaltmak önemlidir. Destekleyici iletişim ve güvenli ortam, gevşemeyi kolaylaştırabilir. Tek bir ilaçla “kesin çözüm” şeklinde yaklaşım doğru değildir. Bazı durumlarda eşlik eden kuruluk, enfeksiyon veya ağrıyı artıran bir sorun varsa bunun tedavisi süreci destekler, çözümü kolaylaştırır. Stres, ağrı beklentisi veya fiziksel hassasiyet olduğunda yeniden kasılma görülebilir. Öğrenilen gevşeme egzersizleri, nefes terapisi ve pelvik taban egzersizlerinin düzenli yapılması hastalığın tekrarını önler. Düzenli denemelere rağmen ilerleme yoksa yöntem, hız veya eşlik eden tetikleyiciler yeniden değerlendirilmelidir. Kadın hastalıkları hekimi kontrolüyle plan güncellenebilir; gerekiyorsa farklı tedavi yöntemleri denenebilir.Vajinismus Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Vajinismus Tamamen Geçer mi?
Vajinismus Psikolojikse Psikoloğa Gitmek Yeterli Mi?
Vajinismus Muayene Olmadan Geçer mi?
Vajinismus Tedavisinde Partner Ne Yapmalı?
Vajinismus İlaçla Geçer mi?
Vajinismus Tekrarlar mı?
Vajinismus Geçmiyorsa Ne Yapmalı?
Başarı öğretisiyle yetişenler, hastaları sıhhatlerine kavuşunca mutlu olurlar. Son 10 yılda kliniğimde sıkça tedavisini üstlendiğim vaj...
Vajina çevresindeki kaslar istemli çalışan kas grubudur. Ancak vajinismusda bu kaslar kontrolsüz ve istemsiz olarak kasılarak cinsel birleşm...
Vajinismusta; hedefe ulaşman, başarının anahtarını bulman ve mutlu olman için yardım almalısın....