İnfertilite (Kısırlık)
Korunmasız düzenli ilişkiye giren ve 1 yılı dolduran çiftlerde gebelik oluşmaması infertilite (kısırlık) olarak tanımlanır. Çoğunlukla çiftl...
Adet döngüsü, beyin (hipotalamus-hipofiz) ve yumurtalıklar arasındaki hormonal uyumla kontrol edilen bir sistemdir. Bu dengedeki bozukluklar adet düzensizlikleri, adet görememe, sık ya da seyrek adet, ağrılı kanama, kilo değişimi ve cilt sorunlarına yol açabilir. Normal döngü 21–35 gün sürer ve 2–7 gün kanama olur. Ergenlik ve menopoz dönemlerinde geçici düzensizlikler görülebilir. Polimenore, oligomenore ve hipomenore gibi durumlar altta yatan hastalıkların belirtisi olabilir. Rahim içi yapışıklıklar, enfeksiyonlar ve hormonal bozukluklar önemli nedenlerdir. Adet dışı kanamalar mutlaka değerlendirilmelidir. Tedavi nedene göre planlanır ve düzenli takip üreme sağlığı açısından önem taşır. Hormonal denge genel sağlık ve yaşam kalitesini etkiler. Düzensizliklerde erken başvuru önemlidir.
| Seçenek | Özellikler | Fiyatlandırma | Artılar | Eksiler |
|---|---|---|---|---|
| Yaklaşım 1 | Daha hızlı başlangıç, temel ihtiyaçlara odaklı planlama | Muayene ve kapsamına göre değişir | Hızlı uygulanabilir | Kapsam sınırlı kalabilir |
| Yaklaşım 2 | Daha kapsamlı değerlendirme, çoklu parametre takibi | Detaylı plan düzeyine göre değişir | Daha bütüncül analiz | Daha fazla takip gerektirebilir |
Adet döngüsü bu sistemi kontrol eden beyin ve genital organlar arasındaki uyuma bağlıdır. Sistemdeki en ufak bir sorun adet düzensizlikleri, adet görememe, sık adet görme, ağrılı adet görme, kilo alma, ciltte sorunlara yol açabilir. Kadınlar genellikle cinsel aktif oldukları dönemde adet dönemlerini ve adet süresini dikkatlice takip eder.
Üreme organlarında yaşanılan birtakım hastalıklar, endokrin sistemde ki sorunlar adet periyodunda değişikliklere yol açabilir. Adet görmeye başlayan her kız çocuğu da dahil olmak üzere genç kızlar ve erişkin kadınlar, adet periyotlarını takip etmelidir. Çünkü bu döngü beyinde yer alan hipotalamus-hipofiz bezi ve yumurtalıklardan salgılanan hormonlar tarafından kontrol edilir. Yumurtalıkların salgıladığı hormonların rahim duvarında yaptığı değişiklikler ise adet kanamasını oluşturur. Adet dönemi vajinal kanama ile başlar ve her siklüs ortalama 28 gün sürer. Kadın bedeni her ay embriyonun rahim duvarına yerleşebileceği bir ortam yaratmaya çalışır. Yumurtlama dönemi ortalama 14. Gün olup, bu dönemde ilişkinin olmaması veya korunma nedeni ile gebelik oluşmaması durumunda, rahim duvarında embriyonun yerleşmesi için yapılan hazırlıklar durur. Rahim duvarı kanama ile dökülür. Bu döngü menopoza kadar her ay devam eder. Kadınlar adet döngüsünü yakın takip etmelidir. Adetli iken kullandıkları ped sayısı, adetin kaç gün sürdüğü, adete eşlik eden sancı varlığı dikkatle izlenmeli ve değişikliklerde mutlaka jinekoloğa başvurmalıdır.
Adet döngüsünün 21-35 gün aralıklarla olması normal kabul edilir. Ortalama 2-7 gün arasında sürer. Bir siklüs sırasında kaybedilen kan miktarı 20-80 cc arasındadır.
Adetler ergenliğin ilk yılları ve menopoza yakın dönemde düzensiz olabilir. Ortalama 1-2 yıl süren düzensiz siklüsler ardından, genç kızlarda adet düzeni normale döner. Bu yıllarda bazı kız çocuklarında normalden yoğun olan kanamalar da görülebilir. Kansızlığa yol açabilecek yoğunlukta ve sıklıkta olan kanamalar mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca yoğun ve düzensiz vajinal kanama yaşayan kız çocuklarında, kanama ve pıhtılaşma değerleri kontrol edilmeli, çocuk yakından izlenmelidir.

Bazı kadınlar da adet düzeni fizyolojik olarak daha sık aralıklarladır. Ancak mevcut düzenin değişmesi ve adet kanamasının sık aralıklarla olması hastalıkların habercisi olabilir.
Tedavi: Nedene yöneliktir. Kimi zaman bir patoloji bulunmaz. Bu durumda takip ve düzenleyici hormon tedavisi verilebilir. Adetlerin normal döngüye dönmesi hem doğurganlık hem de yaşam kalitesi için önemlidir.
Normal adet gören bir kadında art arda gelen iki adet arasındaki sürenin 35 günden uzun olması oligomenore olarak tanımlanır
Tedavi: Nedene yöneliktir.

Beyinden başlayan kontrol mekanizması yumurtalıkları etkileyerek salgılanan hormonlar etkisi ile oluşan adet kanaması bu döngünün bozulması ile değişebilir. Hormonlardaki düzensizlikler adet periyotlarını olumsuz yönde etkiler.
ÖNEMLİ NOT: Karın tüberkülozu nadir görülen bir hastalıktır. Hem tüplere zarar vermekte hem de rahim iç duvarında yapışıklıklara yol açmaktadır.
Rahim iç duvarında yapışıklığa yol açan ikinci bir neden ise rahim içine yapılan cerrahi işlemlerdir. Gebelik sonlandırma amacıyla yapılan isteğe bağlı veya zorunlu küretaj sonrasında, rahim iç yapışıklıkları görülebilir. Bu kadınlar çoğunlukla azalan adet kanaması şikayetiyle başvururlar.
Tedavi: Nedene yöneliktir.
Düzenli adet gören bir kadında normal periyot dışındaki kanamalar mutlaka araştırılmalıdır. Adet dışı kanaması olan bir kadın gebelik açısından değerlendirilmelidir. Dış gebelik ve bozulmuş gebelikler ön tanı arasında yer almalıdır. Jinekolojik muayene ve ultrasonografisi yapılan hastada mutlaka diğer endokrin sistemlerde değerlendirilmelidir. Hastanın yaşı, doğurganlık durumu, kullandığı ilaçlarda dikkatle değerlendirilip gereğinde rahimden örnekleme de yapılabilir.
Vajinismus • Kürtaj • Fonksiyonel Tıp • Menopoz • Genital Estetik • Longevity
Korunmasız düzenli ilişkiye giren ve 1 yılı dolduran çiftlerde gebelik oluşmaması infertilite (kısırlık) olarak tanımlanır. Çoğunlukla çiftl...
HPV Bir virüsdür. İnsan vücudunda enfeksiyon oluşturan 100’den fazla HPV tipi vardır. Bunların bir kısmı kanserojen olup, rahim ağzı ve diğe...
Toplumda çikolata kisti olarak bilinen ama tatlı olmayan bir hastalık. Oluşumu konusunda çok değişik teoriler mevcut. Adet kanamasının nasıl...