Adet döngüsü bu sistemi kontrol eden beyin ve genital organlar arasındaki uyuma bağlıdır. Sistemdeki en ufak bir sorun adet düzensizlikleri, adet görememe, sık adet görme, ağrılı adet görme, kilo alma, ciltte sorunlara yol açabilir. Kadınlar genellikle cinsel aktif oldukları dönemde adet dönemlerini ve adet süresini  dikkatlice takip eder. Üreme organlarında yaşanılan birtakım hastalıklar, endokrin sistemde ki sorunlar adet siklüsünde değişikliklere yol açabilir. Adet görmeye başlayan her kız çocuğu da dahil olmak üzere genç kızlar ve erişkin kadınlar siklüslerini takip etmelidir. Çünkü bu döngü beyinde yer alan hipotalamus-hipofiz bezi ve yumurtalıklardan salgılanan hormonlar tarafından  kontrol edilir. Yumurtalıkların salgıladığı hormonların rahim duvarında yaptığı değişiklikler ise adet kanamasını oluşturur. Adet dönemi vajinal kanama ile başlar ve her siklüs ortalama 28 gün sürer.  Kadın bedeni her ay embriyonun rahim duvarına yerleşebileceği bir ortam yaratmaya çalışır. Yumurtlama dönemi ortalama 14. Gün olup, bu dönemde ilişkinin olmaması veya korunma nedeni ile gebelik oluşmaması durumunda, rahim duvarında embriyonun yerleşmesi için yapılan hazırlıklar durur. Rahim duvarı kanama ile dökülür. Bu döngü menapoza kadar her ay devam eder . Kadınlar adet döngüsünü yakın takip etmelidir. Adetli iken kullandıkları ped sayısı, adetin kaç gün sürdüğü, adette eşlik eden sancı varlığı dikkatle izlenmeli ve değişikliklerde mutlaka  jinekoloğa başvurulmalıdır.

Adet Döngüsünün Normal Düzeni Nedir?

Adet döngüsü 21-35 gün aralıklarla olması normal kabul edilir. Ortalama 2-7 gün arasında sürer. Bir siklüs sırasında kaybedilen kan miktarı 20-80 cc arasındadır.

Adetler  ergenliğin ilk yılları ve menapoza yakın dönemde düzensiz olabilir. Ortalama 1-2 yıl süren düzensiz siklüsler ardından genç kızlarda adet düzeni normale döner. Bu yıllarda bazı kız çocuklarında normalden yoğun olan kanamalar da görülebilir. Kansızlığa yol açabilecek yoğunlukta ve sıklıkta olan kanamalar mutlaka tedavi edilmelidir. Ayrıca yoğun ve düzensiz vajinal kanama yaşayan kız çocukları kanama ve pıhtılaşma ile ilgili faktörler  açısından da değerlendirilmelidir.

Adet Kanama Döngüsünün  21 Günden Kısa Olması (Polimenore)

Bazı kadınlar da adet düzeni fizyolojik olarak daha sık aralıklarla olabilir. Ancak mevcut düzenin değişmesi ve adet kanamasının sık aralıklarla olması bazı hastalıkların habercisi de olabilir.    

Nedenlerini Kısaca İnceleyelim:

  1. Bedenimizde ki hormonal denge stresden belirgin olarak etkilenir. Stres faktörlerinin kaldırılması adetlerin düzene girmesini sağlar. Kimi zaman strese yönelik medikal destekte gerekebilir.        
  2. Enfeksiyonlar: Rahim ve yumurtalıkları etkileyen enfeksiyonlar düzensiz vajinal kanama, karın ağrısı, yoğun vajinal akıntıya yol açabilir. Enfeksiyonların tanı ve tedavisi oldukça önemlidir.
  3. Rahim de mevcut yer kaplayan kitleler,
  4. Yumurtalık kistleri,
  5. Menapoz öncesi,                                                                                                                                                                                                                                                                             

Tedavi: Nedene yöneliktir. Kimi zaman bir patoloji bulunmaz. Bu durumda takip ve  düzenleyici hormonal tedavi verilebilir. Adetlerin normal döngüye dönmesi  hem doğurganlık hem de yaşam kalitesi için önemlidir.     

Adet Döngüsünün 35 Günden Uzun Aralıklarla Olması (Oligomenore)

Normal adet gören bir kadında art arda gelen iki adet arasındaki sürenin 35 günden uzun olması oligomenore olarak tanımlanır 

  1. Yumurta büyümesinde ve olgunlaşmasında ki sorunlar oligomenorenin önemli bir sebebidir.
  2. Kadın bedeninde ki diğer endokrin bezler olan troid bezi ve beyinden salgılanan hormonlarda ki düzensizliklerde oligomenoreye yol açabilir.
  3. Laktasyon dönemindeki kadın ve yeni adet görmeye başlayan kız çocuğunda fizyolojik olarak oligomenore görülebilir.
  4. 3 aylık korunma iğnesi olan, hormonlu spiral takılan, kemoterapi, radyoterapi gibi ağır tedavi gören kadınlarda da oligomenore görülebilir.

Tedavi: Nedene yöneliktir.

Adet Kanama Miktarının Az Olması (Hipomenore)

Beyinden başlayan kontrol mekanizması yumurtalıkları etkileyerek salgılanan hormonlar etkisi ile oluşan adet kanaması bu döngünün bozulması ile değişebilir. Hormonal düzensizlikler adet periyotlarının olumsuz yönde etkiler. Nedenlerini kısaca inceleyelim:

  1. Özellikle menapoza yakın dönem yada diğer endokrin organlarda mevcut patoloji adet kanama miktarını azaltabilir.
  2. Rahim içine yapılan özellikle kürtaj gibi cerrahi müdahaleler: Rahim içinde yer alan polip, miyom gibi kitlelerin çıkarılması veya gebelik sonlandırma için yapılan kürtaj işlemi rahim içinde yapışıklıklara yol açabilir. Aynı zamanda bu işlemler rahim içini kaplayan endometriumun zedelenmesine yol açar.    

Tedavi: Nedene yöneliktir. Rahim içi yapışıklıklarda histeroskopi ile rahim kanalındaki patoloji düzeltilir. 

Adet Kanama Miktarının Artması Ve Uzun Sürmesi (Menoraji)

Ne Tür Şikayetlere Yol Açar?

  1. Adet kanamasının 7 günden uzun sürmesi,
  2. Kan miktarının yoğun olması,
  3. Kadın pedinin 2 saatten daha sık aralıklarla değiştirme ihtiyacı duyuyorsa,
  4. Normal pedler kadının ihtiyacını karşılamıyor ve çocuk bezi kullanımını gerektirecek yoğunlukta kanaması oluyorsa,
  5. Yoğun ve büyük boyutta pıhtı düşürüyorsa,
  6. Kanama sürecinde kadında halsizlik, yorgunluk gibi şikayetler başladı ve bu kanama kadının günlük hayatını etkiliyorsa, mutlaka etken araştırılmalıdır.

Menorajiye Yol Açan Patolojiler:

  1. Rahim içi miyom, polip gibi oluşumlar,
  2. Hormon içermeyen spiraller,
  3. Hormonal düzensizlikler,
  4. Düşükler,
  5. Kanama bozuklukları sayılabilir.

 Tedavi nedene yönelik yapılmalıdır. 

Adet Dışı Kanamalar

Düzenli adet gören bir kadında normal periyot dışındaki kanamalar mutlaka araştırılmalıdır. Adet dışı kanaması olan bir kadın  gebelik açısından değerlendirilmelidir. Dış gebelik ve bozulmuş gebelikler ön tanı arasında yer almalıdır. Jinekolojik muayene ve ultrasonografisi yapılan hastada mutlaka diğer endokrin sistemlerde değerlendirilmelidir.  Hastanın yaşı, doğurganlık durumu, kullandığı ilaçlarda dikkatle değerlendirilip gereğinde rahimden örnekleme de yapılabilir.

Tedavi her zeman ki gibi nedene yönelik olmalıdır.

FACEBOOK'TAN TAKİP EDİN!

Online Randevu