Bel Soğukluğu (Gonore)
En sık görülme yaşı 18-45 olup cinsel aktif kadınların hastalığıdır. Yaygın bir enfeksiyon olup hem dünyada hem de ülkemizde oldukça sık gör...
Pelvis boşluğuna destek sağlayan yapıların tümü pelvik taban olarak adlandırılmaktadır. Pelvik kaslar ve bağlar, kemiklerden destek alarak karın iç organlarını hamak şeklinde desteklemektedir. Pelvik taban kasları bireyin yaşamında; tuvalet alışkanlıklarında; idrar ve gaita kontrolünde, cinsel haz ve cinsel doyumda önemlidir.
Pelvik taban bozukluklarında; cerrahi olmayan tedaviler hastalara mutlaka sunulmalıdır. Cerrahi gereken hastalarda da pelvik taban kas egzersizleri tedavi başarısını arttırmaktadır. Kadını rahatsız etmeyen ve muayene sırasında tespit edilen organ sarkmalarında cerrahi tedavi düşünülmemelidir. Ancak organ sarkmasının ilerlemesini engellemek amacıyla pelvik kasların güçlendirilmesine yönelik fizyoterapi oldukça önemlidir.
İzlemde kadın idrar ve dışkı kaçırma konusunda uyarılmalıdır. Koruyucu önlemler arasında; kabızlığın önlenmesi, kilo verme, ağır kaldırmadan kaçınılması, karın içi basıncını arttıran egzersizlerden kaçınma ve pelvik taban kas gücünün arttırılması sayılabilir.
Cinsel fonksiyon bozukluklarında ve her türlü idrar kaçırmada önemli bir tedavi şeklidir. Pelvik taban rehabilitasyonunda; kegel egzersizleri, biofeedback, elektriksel stimülasyon, elektromanyetik dalgalarla tedavi kullanılmaktadır.
Pelvik taban rehabilitasyonu idrar kaçırma tedavisine mutlaka eklenmelidir. Mesane kaslarının kontrolsüz kasılmasına bağlı oluşan bir idrar kaçırma sorununuz varsa, güçlenen pelvik kaslar ile mesane kontrolü sağlanır. Baskılanan mesane kasları ile hastamıza tuvalete yetişme zamanı kalır.

Hastanın jinekolojik muayene masasında değerlendirilmesi daha uygundur. Vajinal tuşe ile pelvik kas gücü değerlendirilir.
Pelvik taban rehabilitasyonu ortalama 6-8 hafta süren bir tedavidir. Danışanın değerlendirilmesinde tespit edilen pelvik kas gücü puanına göre tedavi şekillenir.
1-Pasif Yöntemler: elektriksel uyarı (stimülasyon) ve elektromanyetik dalgalarla tedavi,
Pelvik tabanda kasların kontrolünü sağlayan pudental ve hipogastrik sinirleri aktive eder. Üretra çevresinde düz kasların ve pelvik çizgili kasların kasılmasına neden olur. Böylece üretral düz kas ve çizgili kasların kasılması ile üretra kapanma mekanizmasında iyileşme sağlanmış olur. Bu yöntem kaslarını tanımadığı için istemli olarak kasamayan hastalarda pelvik kasların kasılmasını öğretmede oldukça başarılıdır.
Uyarı da hem vaginal, hem anal problar yardımı ile günde 1-3 defa 15 dakika süre ile uygulama yapılır.
Hasta mahremiyeti açısından daha uygundur. Ancak maliyeti daha yüksektir. Vaginal ve anal prob kullanılmadan, ek bir hazırlık gerekmeden uygulanan bir yöntemdir. Elektromanyetik stimülasyon veren bir koltuk ile uyarı gerçekleşir. Özellikle hareket kısıtlılığı olan hastalar için uygundur. Elektriksel stimülasyondaki gibi pelvik taban kaslarını etkileyerek, üretranın çıkışındaki kasların kasılması, sinirlerin kontrol düzeni ile mesanenin aşırı aktivitesini baskıladığı düşünülmektedir.
2-Aktif Yöntemler: biofeedback, vajinal koni kulanımı, pelvik taban kas egzersizleri

Bu yöntem ile farkında olunmayan bedenin fizyoloji ile ilgili süreçler hakkında bilgi sahibi olmava bu süreçlerin farkındalığını bireye öğretme amacıyla uygulanılan tedavi yöntemidir. Bu yöntemde kadının pelvik taban kaslarının tanınıp, uygun şekilde kasıp ve gevşemeyi öğrenmelerine yardım eder. Pelvik tabanın kontrolünü ve kasların kasılma düzenini sağlar. Uygulama için genel olarak haftada 2 defa 8-12 kasılma oluşan 1 set şeklindedir. Kasılmanın gücü sayısından daha da önemlidir.
Vaginal aparatların uygulanması sonrasında, pelvik taban kaslarında kasılma oluşur. Vajinal koni kullanımı öncelikle kadına öğretilmelidir. Ayakta, dik pozisyonda, hareket halinde iken; vaginal konileri kadının 1 dakikadan fazla tutabilmesi öğretilir. Başlangıçta kadının vaginada tutabildiği en ağır koni ile tedaviye başlanır. Zaman içinde ağırlık arttırılır. Genellikle günde 2 seans yapılması önerilmelidir, ortalama seans süresi 15 dakika sürmelidir.
İdrar kaçırma ve pelvik organ sarkmasında kullanılmaktadır. Kegel egzersizleri olarak adlandırılan pelvik kasların tanınması ve koordineli bir şekilde hareketini sağlar. Kegel tarafından önerilen davranışsal ve fizik tedavi yöntemleri gelişmiştir. Cerrahi olmayan ve ilaç gerektirmeyen bu tedavi, kurallarına uygun yapılması ve sürekliliğe uyulduğu durumlarda oldukça başarılıdır. Tedavi sonucunda tam şifa olamasada, anlamlı şekilde iyileşme göstermektedir.
Egzersizler günde 3-7 kere ve her seferinde 8-12 egzersiz yapılmalıdır. Tedavi uzun süreli olmalı, haftada 3-7 gün yapmalı ve kadının normal yaşam döngüsüne eklenmelidir.
Sonuç: Gerekli durumlarda cerrahi tedavi ile pelvik taban rehabilitasyonu kombine edilmesi, cerrahi tedavinin başarısını arttırmaktadır.
Tüm idrar kaçırma tedavilerinde pelvik taban kas egzersizleri oldukça iyi sonuç vermektedir. Bu nedenle ilk basamak tedaviler arasında bu egzersizleri danışanlara öğretmek gerekir.
Vaginal koniler, elektriksel sitimülasyon, biofeedback ve pelvik taban kas egzersizleri planlanmalıdır. Kombine tedaviler tekli yöntemlere göre daha başarılıdır.
Pelvik taban kas egzersileri ile zayıf olan kaslarda iyileşme ve güçlenme geçekleşmektedir. Doğum sonrasında yapılan pelvik taban kas egzersizleri ile, uyarılma, ıslanma ve orgazmda iyileşme gerçekleşmektedir.
En sık görülme yaşı 18-45 olup cinsel aktif kadınların hastalığıdır. Yaygın bir enfeksiyon olup hem dünyada hem de ülkemizde oldukça sık gör...
Kişiye özeldir. Koruyucudur. Önleyicidir. ...
Korunmasız düzenli ilişkiye giren ve 1 yılı dolduran çiftlerde gebelik oluşmaması infertilite (kısırlık) olarak tanımlanır. Çoğunlukla çiftl...