Nasıl Gebe Kalabilirim?
Gebe kalınıp kalınamayacağı şüphesiz ki önceden bilinemez. Hiçbir hekim ya da kişi, hiçbir kimseye çocuğun olur ya da olmaz diye garanti ver...
Gebelik kolestazı, özellikle şiddetli kaşıntı ile kendini gösteren bir karaciğer-safra akımı bozukluğudur. Kaşıntıya halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, karın ağrısı, kilo kaybı ve koyu idrar eşlik edebilir. Laboratuvar bulgularında safra asitleri, karaciğer enzimleri ve bilirubin yükselir. Tedavide kaşıntıyı azaltmaya yönelik ilaçlar, düşük yağlı diyet ve gerekirse K vitamini desteği uygulanır. Genellikle doğumdan 48 saat sonra şikâyetler azalır ve testler normale döner. Ancak ileride karaciğer ve safra hastalıkları riski artabilir ve doğum kontrol ilaçları dikkatle kullanılmalıdır. Ayrıca sonraki gebeliklerde tekrarlama riski yüksektir.
| Seçenek | Özellikler | Fiyatlandırma | Artılar | Eksiler |
|---|---|---|---|---|
| Yaklaşım 1 | Daha hızlı başlangıç, temel ihtiyaçlara odaklı planlama | Muayene ve kapsamına göre değişir | Hızlı uygulanabilir | Kapsam sınırlı kalabilir |
| Yaklaşım 2 | Daha kapsamlı değerlendirme, çoklu parametre takibi | Detaylı plan düzeyine göre değişir | Daha bütüncül analiz | Daha fazla takip gerektirebilir |
Nadir görülen ve gebeliğe özgü, nedeni bilinmeyen, klinik olarak en sık şikayet kaşıntı olan bu hastalıkta, safra sıvısının akışında yani safra kesesinin boşalmasında sorun vardır. Geri dönüşümlü bir hastalıktır, kronikleşmez. Gebeliğin son 3 ayında daha sık görülmekle birlikte doğum sonrası tamamen düzelir.
Gebelik kolestazının nedenleri: hormonal nedenler, çevresel faktörler, genetik nedenler üzerinde durulmaktadır. Özellikle östrojen hormonal nedenlerde suçlanan faktördür. Çoğul gebeliklerde daha sık görülür.Doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda da görülmesi hormonal nedenleri suçlamamızı desteklemektedir.
Gebelik kolestazında klinik bulgular: genellikle 30. Hafta bitişini takiben kaşıntı şikayeti başlar, geceleri şiddeti artan avuç içinde, ayak tabanında olan doğum sonrasıda geçen bir şikayettir . Deride sadece kaşıntıya bağlı tırnak izleri olabilir, herhangibir döküntü izlenmez. Sarılık nadirdir.
Özellikle kaşıntınında etkisi ile halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık, karın ağrısı, koyu renkli idrar yapma görülebilir. Bu gebelerde artan safra asitleri ile beraber karaciğer enzimlerinde yükselme ve bilürübin düzeylerinde artma labarotuvar bulgularıdır.
Gebelik kolestazına yaklaşım: anne adayı özellikle kaşıntıdan şikayetçi olduğu için kaşıntıya yönelik tedavi ile birlikte annedeki yorgunluk, uykusuzlukda kaybolur. Yağda eriyen vitaminlerin emilimi oldukça azaldığı için anneye vitamin K desteği yapılmalı ve düşük yağlı diyet önerilmelidir.
Kaşıntı genellikle doğumdan 48 saat sonra azalır, tüm labarotuvar bulguları (safta asitler ve karaciğer enzimleri) normale döner. Gebelik kolestazı olan kadınlar doğumdan sonra özellikle karaciğer ve safra kesesi hastalıkları geçirme ihtimalleri daha yüksek olduğundan yakın takip edilmelidirler. Doğum kontrol ilaçlarınıda kullanmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeli ve kullanım süresince yakın takip edilmelidir.Gebelik kolestazı geçiren kadınlarda sonraki gebeliklerinde kolestazın tekrarlama ihtimali yüksektir.

Bebeğin yaşayacağı sıkıntılar annenin yaşadığı bulgular ile orantılı değildir. Bebekte erken doğum, bebeğin anne karnında strese girmesi, buna bağlı kaka yapması ve anne karnında bebek kaybına kadar ilerleyen ciddi ve geri dönüşümü olmayan sorunlara yol açabilir. Gebelik kolestazında bebeğin anne karnında kaka yapma ihtamili %30-45 gibi çok yüksek orandadır. 30. Haftadan itibaren bu gebeler doğuma kadar çok yakından takip edilmeli, her hafta ultrasonografi , fetal iyilik halini gösteren nst, bebeğe giden kan akışının yeterliliğini belirten doppler ve bebek hareket takibi önemlidir.Ayrıca anneninde her hafta karaciğer enzimlerine ve safra asitlerine bakılmalıdır. Doğum için bazı kaynaklar 37-38. Haftayı geçirilmemesi gerektiğini önersede uygun yaklaşım her hastaya göre farklı olup, hastanın tüm bulguları ve fetusun durumu detaylı incelenerek karar verilmelidir.
Vajinismus • Kürtaj • Fonksiyonel Tıp • Menopoz • Genital Estetik • Longevity
Gebe kalınıp kalınamayacağı şüphesiz ki önceden bilinemez. Hiçbir hekim ya da kişi, hiçbir kimseye çocuğun olur ya da olmaz diye garanti ver...
Gebeliğin toplam süresi ile ilgili birçok terim mevcuttur. Genel olarak başlangıç süresi olarak son adet tarihi alınır, çünkü bütün kadınlar...
Omega 3 den zengin balıklar olan uskumru, somon, tuna, sardalye soğuk su balıkları olup haftada 2 öğün bu balıkları tüketerek omega3 ihtiyac...